NEMANEÇETÜN

Dünkü yazıda ismini vermeden duyarlı davranışını aktardığım hemşerimiz çok merak ediliyor. Kimdir, nerede çalışır kabilinden… ‘Pencere açıldı, piştov patladı.’ Arif olan tariften anlar…

‘Uzun yolda kamyon kullanan şoför yorgunluktan bitmiş, tükenmiş, direksiyonu muavine vermek istiyor ancak muavinin ehliyeti yok, kamyonu sürmekte bilmiyor. Muavin de hevesli, geçmiş direksiyonun başına… Ustası hem gözlerini dinlendiriyor hem de muavinin sorularını yanıtlıyor.

‘Usta, önümdeki taşıtı geçerken ne yapayım’ diye soruyor muavin… ‘Sol sinyali yak, aynadan arkanı kontrol et, sol şeride geç, taşıtı tam geçtikten sonra sağ sinyalini yak, sağ şeride geç ve devam et’ diyor usta…

Virajda geçiyim mi, geçmeyim mi? Tepe üstünde iken ne yapayım sorularına en doğru yanıtı veren ustanın komutu ile muavin işi götürüyor. Usta da kestirmek üzere ama lakin fakat.

Karşıdan bir kaplumbağa geliyor orta şeridin üzerinden…’Usta ne yapayım’ diye soruyor muavin… Ista ‘ortala oğlum’ diyor… Biraz sonra kaplumbağa ile kamyon kafa kafaya birbirine giriyor. Muavinin kaplumbağa dediği de meğer Vosvos’muş.

Yürürken ya da taşıt sürerken canlı, cansız bir nesne gördüğümüzde sağından-solundan geçer ya da ortalarız çoğu kez…

Oysaki yerdeki taşı alıp kenara koymak, devrilen çöp kovasını gücümüz yetiyorsa yerine kaldırmak; su arızasını ilgilisine bildirmek, taşıta binen inen vatandaşın kendisine ya da eşyasına yardımcı olmak; gibi durumlarla sık sık karşılaşırız.

Genelde bakıp, görmemezlikten gelir, gülüp geçer ya da ‘nemanaçetün’, ‘nemalan’ deriz içimizden.

Eyi edersiniz hayırlı takılmalar…

Bir kere de güzel ve doğru olan bir şeye evet diye katkıda bulunun. Siz bilirsiniz.

Aytekin Kuş

2011