Safranbolu’da Badem Çiçekleri Zamanı

Safranbolu’da Badem Çiçekleri Zamanı

Safranbolu’ya ilk adımımı attığım zaman 1994 yılının Ekim ayı idi. Geride kalan zaman içerisinde pek çok kez bu güzel kenti ziyaret etme şansım oldu. Hatta bu kentin tanıtımı için de zaman zaman görevler aldım. Safranbolu’dan Eflani’ye giden Katır Yolu’nu, Safranbolu Kaymakamlığı adına görev yaptığım 2010 yılında ortaya çıkardım.

Dünya Kültür Mirası Safranbolu’ya en çok kış mevsiminin beyaz örtüsü yakışıyor diye düşünürdüm hep. Oysa badem çiçeklerinin açtığı zamanın da bu kente çok yakıştığını gördüm. Safranbolu evleri ve Türk yaşam biçimini daha iyi tanımak için, Prof. Dr. Reha Günay’ın aşağıda iki paragraftan oluşan saptamaları ile tanımlamak ve tanımak gerekli olur diye düşünüyorum:

Geçmişten Günümüze Safranbolu Evleri
‘Safranbolu evleri yüzyıl önceki Türk yaşayışını çok iyi yansıtan sağlam bir mimarlık bilgisi ile kurulmuşlardır. O devrin ekonomik kaynakları, kalabalık aile yapısından doğan yaşama biçimi, sanata dönüşen teknolojisi bu evleri biçimlendirmiştir. Kent ve mahalle dokusundan evin bölümlerine kadar yüzyılların deneyinden geçmiş ve gelenekselleşmiş bir mimarlık ürünü görülür. Bu evleri inceleyerek eskinin akılcı, tüm insana dönük değer yargılarını anlayabileceğimiz gibi, uygarlığımızın şimdiki gidişini de değerlendirebiliriz.’

‘Önce biçimleri fark ederiz. Tepe, yokuş, dere, sokak, mahalle, minare, kubbe sonra evler. Çatılar pencereler derken bütün ev öğeleri karşımıza dizilir. Biçimleri algılamak anlamaya çalışmak bizi sanata, tekniğe insana götürür.’

Geleneksel Türk mimarisi
1994 yılının Ekim ayında yani Safranbolu’ya ilk gittiğim gün Yemeniciler Arasta’sında ilk tanıdığım kişi Aytekin Kuş olmuştu. O günden günümüze dostluğumuz devam ediyor. Safranbolu ile ilgili olarak daha detaylı bilgi için de üstat Aytekin Kuş ile birlikte yayımlamış olduğumuz Safranbolu kitabından Aytekin Bey’in yazısını ilave etmem yerinde olur diye düşünüyorum.

‘Safranbolu’yu ülkemizde ve dünyada ön plana çıkaran en önemli unsur geleneksel Türk mimarisi tarzındaki evleridir. Bu evler bir yandan kentsel konumlarıyla diğer yandan mimarileriyle dikkati çekmektedirler. Başka bir anlatımla Safranbolu Evleri yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır. Bu nedenle Safranbolu evleri hakkında yeterli bilgi sahibi olabilmek için, yörenin ikliminden başlayarak kültürü, aile yapısı, ekonomisi ve gelenekleri hakkında bilgi edinmek gerekir.

İlçe merkezinde 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında yapılmış yaklaşık 2 bin geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 976’sı taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak koruma altındadır.

Şehir ve Bağlar
Evler Safranbolu’nun iki ayrı kesiminde gruplanmış durumdadır. Birincisi ‘Şehir’ diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi ‘Bağlar’ diye bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesimdir. Şehir, yönetim merkezinin bulunduğu kale, alışveriş merkezinin bulunduğu Çarşı, evlerin bulunduğu Akçasu, Gümüş, Musalla, Kalealtı ve Tabakhane semtlerinden oluşmaktadır. Bu kesim, iklimin olumsuz etkilerine karşı korunmuş, alçak rakımlı iki vadinin içindedir. Burada evler birbirine yakın, sokaklar dardır. Bağlar birkaç yüz metre daha yüksekte, hava akımlarına açık ve daha geniş araziler üzerindedir. Hemen hemen herkesin bir kışlık bir de yazlık evi vardır. Yöre halkı kışın şehirdeki evinde yaşar ve yazın havaların ısınmasıyla Bağlar’daki yazlık evine göçer. Ancak ‘Çarşı’da üretim ve ticaret hayatı yazın da aynen sürer.’

Safranbolu’yu badem çiçekleri zamanında görmek için 14 ile 21 Mart tarihleri arasında bir zaman diliminde ışığı kollamak gerekli.

Metin ve fotoğraflar: İsmail Şahinbaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir