Çeklerin Cenneti, Çek Cenneti

Çeklerin Cenneti, Çek Cenneti

Çek Cumhuriyeti demek sanki Prag demekmiş. Prag’ı beğenmemek mümkün değil, UNESCO şehri, neredeyse bir dünya harikasıdır. Ama diğer yerlerde olduğu gibi başkent bütün ülkeyi temsil edemez. İkinci sırada Karlovy Vary diye meşhur bir kaplıca şehri ziyaret ediliyor genelde. Atatürk’ün tedavi gördüğü ve hakkında Karslbad anıları yazdığı kent. İkisi de dünyanın dört köşesinden gelen turistlerce sevilen yerlerdir.

cek cenneti kayalari

Çek’te, küçük olduğuna rağmen, görülmeye değer daha çok şey var ama Çek Cumhuriyeti’nde tarihsel olarak üç ana bölge var. Batıda Çek (Bohemia), güneydoğuda Morava (Moravia), kuzeydoğuda Slezsko. Prag (Praha) Çek’in ve eski Çek krallığın başkentıyken Brno Morava’nın ve Ostrava Slezko’nun ana kentleridir. Zahir kültür farklar var aralarında. Çek’te bira varken Morava’da şarap var. Slezsko’da da rakı içiliyor. Şiveleri ve müzikleri farklı, hatta iklim farkı var. Çek soğuk, Morava daha sıcak. Çek Cumhuriyeti demek Avrupa’nın kalbi demek. Dört kültürel coğrafyanın, yani doğu ve batı, kuzey ve güney Avrupa’nın sınırında bulunmasından dolayı büyük çeşitlilik gösteriyor.

cek cenneti kayalari iki

Çek Cumhuriyeti 78866 km2 ile Türkiye‘nin neredeyse tam yüzde onudur. Türkiye’de dünya mirası olan on beş tane yer varken Çek’te oniki tane var. Taşınabilir ve taşınamaz milli kültür varlığı statüsünde olan daha neler var neler… Şehirlerin yüksek mimarisi yanında köy mimarisi görülmeye değer, onbir tane yöresel mimari açıkhava müzesi ziyaretçilere açık. Çek‘teki doğa manzaraları yüzlerce şato ve kalelerle süslü. Boyutları küçük ama çok güzel ve çok renkli şirin doğası vardır. Dört tane milli parkı ve onbeş tane tabiatı koruma alanında binlerce kilometre doğa yürüyüş parkurları mevcut. Kuzeyinde Krkonoşe Dağları Milli Parkı, kuzeybatısıda Çeskosaske Şvicarsko (Bohemian Switzerland), güneyinde Şumava Dağları Milli Parkı ve güneydoğusunda Morava Bölgesi’nde Dije Nehri’nin kanyon vadisini kapsayan Podiji Milli Parkı.

cek cenneti kayalari uc

Her Çek’te bir turist ruhu var diyebilirim. Çadırı alıp doğayı gezenler çok, çok ta sevilen bir yaz etkinlik ise kano kiralayıp yerden yere şehirden şehre gezmektir. Tatilde mutlaka köy eve gidiliyor hafta sonları da. Çeklerin çoğu Cumartesi günü çalışmaz, her hafta Cuma günü işten çıkar çıkmaz şehirden göç başliyor. Köy evleri herhangi uygun güzel bir yerde olabilir, yakınlarında ama mutlaka bir orman ve gölet olmalı. Eski otantik evler tercih ediliyor, kendi evleri yoksa bir pansiyon da olabilir. Ormana yıl boyunca yaya yürüyüşler yapılıyor, sonbaharları mantar toplamaya gidiliyor. Milli hobimize dönüşmüş bir alışkanlık mantar… Göletlerse yazın yüzülüyor, kenarlarında güneşleniyor. Yazın bisiklete biniliyor, kışın da dağlık bölgelere, milli parklara kayak yapmaya gidiliyor. Yıl boyunca da kaleler, şatolar ziyaret ediliyor.

cek cenneti humprecht satosu

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bütün bunlar devlet ellerine geçip, halka açıldı. Kalelerde özellikle yaz tatilinde tarihi pazarlar düzenleniyor, Orta Çağ zanaatları gösteriliyor, şatolarsa feodallardan miras kalan silah koleksyonları, tarihi mobilya, kıymetli eşyalar sergileniyor. Bazı kalelerin bile kendi ayıları var, hendeklerde yaşıyor. Çokta sevilen bir etkinlik çocuklarla ya çocuksuz hayvanat bahçeleri gezmek. Çek‘te on iki tane hayvanat bahçesi varken, Prag’taki dünya çapında en sevilen en güzeller arasında dördüncü yer almış!

cek cennetinde koy evleri bir

Kendi ülkemizi gezmeyi seven milletiz biz, geçmişin bir payı var bunda. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde ‘Doğu Bloğu’ içinde olan yarı kapalı ülkeyken dışarı çıkmak zordu. İç turizme mutlaka bir etki vardı fakat daha da eski turizm geleneğe sahibiz.

cek cennetinde koy evleri iki

Çek’te bu günlerde seksen bin kilometreyi aşan turistik yol var. Bu gibi mesafeyi yürürseniz ekvatordan iki defa dönmüş olursunuz. Yaklaşık yarısını yaya yürüyüş yolları yarısını da bisikler yolları temsil ediyor. Çek’te dört renk yaya yol işaretleri mevcut, iki beyaz şerit arasında-kırmızı, mavi, yeşil ve sarı şeritli işaretler. Kırmızı-uzun, mavi-bir bakımdan önemli, yeşil-yöresel ve sarı kısa yollar ya kısaltma yollarıdır. Bisiklet için yolların beyazın yerine ana rengi sarı, kayak için yolların turuncudur. Yol işaretlenme Çek Turistler Kulübü’nün işidir. Sözü geçen külüp 1888 yılında Çek vatanseverler tarafından kurulmuştur. Evet, yanlış okumuyorsunuz ondokuzuncu yüzyılın sonunda. Külübün faaliyetleri arasında yol işaretlemenin yanında turistik tesisleri ve barınakları inşaa etmek, kaleleri onarmaktı. Çek Turistler Kulübü aynı anda beklemedik bir yapının müteahhididir. Prag Kalesi’nin yanındaki Petrin Tepesi’nde bulunan küçük Eifel Seyretme Kulesi’nin 1891 yılında temel atan ve yukarısına doğru giden teleferiği yaptıran kulüp.

krkonose milli parkinda bir koy evi goruntusu

İlk Çek milli parkı 1963 yılında ilan edildi ama ilk koruma altına alınan alan o değildi. İlk koruma altına alınan bölge Çek Cenneti diye bir tabiatı koruma alanıydı. Çek Turistler Kulübü’nün ilk işaretleme faaliyetleri de buraya yönelikti, otuzlu yıllarda Altın Yol diye bir yürüyüş parkur burada açıldı. 103 kilometrelik parkur vadiler, kaya şehirleri, tepeler, dereler, ortaçağ kaleler ve alaçam ormanlarından geçiyor. Kumtaşlı kayalar, ünlü Trosky diye çift bacalı yanardağın zirvesinde inşaa edilmiş iki kale ile Çek Cenneti’nin simgeleridir. Bu muhteşem masalsı romantik kayalık bölge 2005’te UNESCO Avrupa Geoparkı ilan edildi. Çek Cenneti adındaki bölge Prag’ın kuzeydoğusunda iç Çek İli, Liberec İli ve Kralovehradecky İli’nin sınırında bulunuyor.

vysoky chlumec satosu

Sadece doğal değerleri değil aynı anda tarihi eserlerle dolu bir bölge. Kaleler, şatolar, ünlü Çek feodalların saraylar gezilmeye değer. Hatta Osmanlı İmparatorluğu’yla alakası var! Bölgenin iki ayan Çek-Osmanlı ilişkileri tarihi için çok önemli. Vaclav Budovec ve Kriştof Harant. İlki Çekçeye 16. yüzyılın sonunda Kuran-ı Kerim’in yorumlu ilk çevirisini yapan, ikincisi Kudüs’e yani Osmanlı topraklarına hacca gidip hakkında hatıraları yazan kişi. İkisi de 1621 yılında Prag’taki Eski Şehir Meydanı’nda diğer Çek Protestan eşrafıyla birlikte Katolik Habsborklara karşı ayaklandıkları için idam edildi. Yerlerini Katolik feodaller aldı ve aralarından Jan Çernin 17. yüzyılda kendisine Galata Kulesi‘ni anımsayan bir yazlık şatoyu yaptırmış. Şato, Çek Cenneti‘nin gezilecek yerlerinden biri, adı Humprecht ve çatının tepesinde hilal şeklinde bir tepelik var.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Demek Çek Cenneti‘nin büyükleri Osmanlı topraklarını çoktan keşfetmişler, şimdi sıra sizde. Çek Cenneti Türkler tarafından keşfedilmesini bekliyor!

Yazı ve fotoğraflar: Katerina Vytejckova

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir